İzmir Tarım Grubunun haklı talebi

e-Posta Yazdır PDF

Tarım sektörünün ülkemiz açısından stratejik bir sektör olduğunu, kamuoyunun dikkatine sunmak ve kamuoyunda bir farkındalık yaratmak amacıyla, 2008 yılında kurulan İzmir Tarım Grubu; siyasi partilerin, TBMM’nde tarım kesimini temsil edenlere daha çok yer vermeleri amacıyla, “ Tarım Temsilcileri Parlamentoya ” adı altında bir kampanya başlattı…
          Tarımın içinde bulunduğu durum göz önüne alındığında, bu kampanyanın ne kadar doğru ve anlamlı olduğu anlaşılmakta…
Zira tarım üreticisinin hali gerçekten perişan ve TBMM’nde bunu ele alacak olan tarım konusunda eğitim almış vekil sayısı ise topu topuna 21 kişi…
Bu kişilerin 14’ü ziraat mühendisi, 9’u veteriner hekim, 1’i balıkçılık mühendisi, 1’, şarapçılık mühendisi ve 1’i de ziraat teknisyeni.
Bunun 21 kişinin; 9’u AKP den, 7’si MHP’den, 4’ü CHP’den ve 1’i de BDP’ den seçilen milletvekili.
20 milyona yakın insanımızın, tarımla yaşamını sürdürdüğü ülkemizde, 550 milletvekili arasında 21 tanesinin, tarım kesiminden olması oldukça düşündürücü...
Neredeyse, her 100 kişiden 28’ inin tarımla uğraştığı bir ülkede, parlamentoda bu kesimin temsilcilerinin şu an olduğu gibi 21 değil en azından 100 adet olması gerekmekte.
Zira
— Tarım kesimine bütçeden, yeterince destek verilmediği,
— Tarımsal üretimde girdi maliyetleri bir türlü aşağıya çekilmediği,
— Tarım toprakları sanayileşme adı altında yok edildiği,
— Tarıma stratejik sektör gözüyle bakılmadığı,
— Köylülerimiz, uygulanan yanlış tarım politikaları yüzünden çiftçileştirilemediği,
— Tarımdaki büyüme oranımız, her geçen yıl gerilediği,
— Tarımda, çağdaş, akılcı ve istikrarlı politikalar uygulanmadığı,
— Tarım topraklarının halen büyük çoğunluğu sulanamadığı,
— Tarım, tam anlamıyla kayıt altına alınamadığı,
— Sözleşmeli üretim modeli yaygınlaştırılamadığı,
— Tüm bölgelerimizde ve illerimizde halen tarım haritaları çıkartılamadığı,
—Tarımda girdi tedariki, üretim ve pazarlamada entegre örgütlenme modelleri geliştirilemediği,
— Bugün mücevher alımlarında bile KDV alınmazken, et ve süt gibi en temel besin maddelerimizden halen % 8 oranındaki KDV alındığı,
— Ülke hayvancılığımızın biteceği defalarca dile getirildiği halde, et fiyatları düşecek diye, canlı sığır ve sığır eti ithalatı çözüm olarak görüldüğü,
— Ülkede üretilen sütün halen yarısından çoğu soğuk zincire alınamadığı,
— Ülkemiz, buğdayda da hızla ithalatçı konuma sürüklendiği,
— Buğday üreticimiz, zarar ettiği buğday üretiminden vazgeçme eğiliminde olduğu,
 — Üreticimizin alın teri ile ürettiği ürünler, pazarda ve markette çok yüksek fiyatla tüketiciye yansıdığı,
—Üreticinin kullandığı mazot, dünyanın hiçbir yerinde bizdeki kadar pahalı olmadığı,
—Elektrik borcu nedeniyle, ülke genelinde birçok üreticimiz,  hapse girdiği ve malları haczedildiği,
— Bankalardan mecburen aldığı krediyi, mahsulü para etmediği için geri ödeyemediği, haciz ve hapis cezası ile karşı karşıya kaldığı,
 
 
—Üretici kendi tohumunu kendi üretemediği, ürününe atacak ilaca ve daha fazla mahsul almasını sağlayacak olan gübreye verecek para bulamadığı,
— Ülke olarak tohumda dışa bağlı kalındığı, gibi daha nice gerekçeler yüzünden, tarım kesimimiz gerçekten çok zor durumda…
İşte tarım kesiminin bu ve bunun dışındaki birçok sorununun çözümü için mecliste bu kesimin gerçek temsilcilerine daha çok yer verilmesi şart.
Ayrıca tüm siyasetçilerimizin, tarımda kalkınma olmadan ülkenin kalkınamayacağı gerçeğini asla unutmamalıdır. Bunun için bu işin gerçek mimarları mecliste mutlaka yer almalı…
Bu nedenle; 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak olan genel seçimde, hangi siyasi partiden olursa olsun, milletvekilleri adayları arasında tarımcılara daha fazla yer verilmesi şart…
Umarım, tüm siyasi partilerimiz bu gerçeğin farkına varır ve İzmir Tarım Grubumuzun bu güzel önerisini dikkate alır…

KAYNAK : http://www.yerelhaberci.com.tr/yazar.asp?yaziID=3075