BİLDİRİLERİMİZ

 

Şu anda en tehlikeli şey, ithalatın yapılacağı kuşkusunu yaygınlaştırmaktır. Bu yapılır ise et fiyatlarının hızla düşeceği kabul edilerek hayvan kesimi hızlanacaktır. Ülkemiz daha geçtiğimiz 1,5 yılda korkunç boyutlarda hayvan ve dolayısıyla et ve süt kaybetmiştir. Daha önce yaşadığımız deneyimler unutulmamalıdır.  Bunun yerine ürün fiyatının yüksek seyretmesi ve artan üretime bağlı olarak fiyatlarda dengenin oluşması beklenmelidir. Bahar aylarında doğal olarak et fiyatı düşecektir.

Halkımızı aldatan haberleri yayımlayan medyadan, üreticiden çıkış fiyatı ile tüketicinin ödediği fiyat arasındaki yüksek marjı sorgulayan, ithal veya kaçak et ile üretim yapan, yapmak isteyen işletmelerin hangileri olduğunu ortaya koyan haber ve araştırmaları ivedilikle bekliyoruz.

 

 İZMİR TARIM GRUBU

13.02.2010

e-Posta Yazdır PDF
 

ÇİFTÇİMİZE TEŞEKKÜR BORÇLUYUZ

İzmir Tarım Grubu (İTG), 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nü Bademli/Ödemiş'te kutladı.

 

Türkiye'nin meyve fidanı ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı ve İTG üyesi Selçuk Bilgi'nin konuğu olan çok sayıda sektör temsilcisi, ziraat mühendisi, veteriner hekim ve çiftçiler nefis bir öğle yemeğinden sonra Bademli Kooperatifi'nin başarı öyküsünü anlatan bir sunum izlediler..Daha sonra başta İzmir Ziraat Odası Başkanı Sedat Köse olmak üzere çok sayıda katılımcının kısa birer konuşma yaparak günün anlam ve önemini belirten sözlerinin yanı sıra şiirler okundu ve toplu bir fotoğraf çektirilerek yaşanılan bu güzel gün kayda geçti..

 

İzmir Tarım Grubu Dönem Başkanı Sumer Tömek Bayındır'ın "Ey Sevgili Türk Çiftçisi" diye başlayan ve "Aslında çiftçimize teşekkür borçluyuz" diyerek ayrı bir anlam kattığı ve bir manifesto niteliği taşıyan beyannamesi ise şöyle:

 

 

EY SEVGİLİ TÜRK ÇİFTÇİSİ!

Üreten ve yaşatan sensin! Dünyanın en asil mesleğinin sahibisin..Ürettiğin herşey ticarete, sanayiye ve ihracata dönüşüyor..Sen üretiyorsun Türkiye katma değer ve döviz kazanıyor..Sen üretiyorsun 72 milyon insanımız doyuyor ve besleniyor..Ancak daha geride o kadar büyük bir potansiyel yatıyor ki, Anadolu, işte bu güzel ve bereketli topraklar dört tane Türkiye'yi yani 300 milyon insanı daha doyuracak kapasiteye sahip..Dünyada böyle kaç tane ülke var?

Ey Sevgili Çiftçimiz..Biliyoruz derdin ve sıkıntın çok ama ümitsizliğe kapılma..Bütün dünyada olduğu gibi bugüne kadar Türkiye'de de seni ihmal edenler, yarattığın büyük katma değeri görmezden gelenler artık gerçeği fark etmeye başladılar..Çünkü gelecekte sen varsın, sen işsizlikle mücadelede ve ekonomik kalkınmada en güçlü kaynaksın..

 Ekonomi tarihimize baktığımızda, tarımın ihmal edilmesi ile Türkiye’nin krizsiz ve duraklamasız bir kalkınma olanağından kendini nasıl yoksun bıraktığını görüyoruz. (*A.N.Kubalı)

İstiyor ve bekliyoruz ki ekonomiyi yönetenler bundan sonra sana verilecek her desteğin,senden esirgenmeyecek her kuruşun misli ile geri döneceğini iyi hesaplasınlar..Türk çiftçisinin ekonomi politikalarının ana unsuru olduğunu hiçbir zaman unutmasınlar..

TARIM ÖNEMLİDİR.

  • “Adil bir dünya, sağlıklı nesiller ve aydınlık bir gelecek için çiftçiler üretime devam etmelidir.”
  • “Toprağın, suyun, denizin, tohumun, hayvanların, ürün, bitki ve diğer biyo-çeşitliliğin, yani YAŞAMIN sürdürülebilirliğinin garantisi çiftçilerdir.”
  • “Çiftçilik sadece meslek değil bir yaşam biçimi. Çiftçiler üreterek sadece para kazanmıyor hayatımızı kazanıyor”.
  • “Çiftçiye verilen destek, güçlü, çağdaş ve müreffeh bir Türkiye için verilen destektir.”
  • “Bağımsız bir Türkiye için bağımsız ve borçsuz çiftçiler.”

 

İZMİR TARIM GRUBU 

17.05.2010 

 

e-Posta Yazdır PDF
 

BÜTÜN SİYASİ PARTİLER TARIMI STRATEJİK SEKTÖR İLAN ETMELİ

"BÜTÜN SİYASİ PARTİLER TARIMI STRATEJİK SEKTÖR İLAN ETMELİ"

İzmir'de tarım ve tarımsal sanayiinin 31 temsilcisini bir araya getiren İzmir Tarım Grubu olarak geçen yıldan bu yana sürdürdüğümüz 'farkındalık' çalışmaları çerçevesinde siyasi parti yöneticileri ile de görüşmeler yapmaya devam ediyoruz.

İzmir'de AKP ve CHP yöneticileri ile buluşmalarımızdan sonra bugün (Salı) saat 16.00'da MHP İl Merkezi'nde, İl Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu ile görüşeceğiz ve yine tarımın önemi ile ilgili mesajlarımızı vereceğiz .

İnanıyoruz ki, demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan siyasi partiler artık bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de tarım sektörünün stratejik ve ekonomik değerini algılayıp, uygulayacakları ekonomi politikalarında 'Tarım"ı bir politika önceliği olarak belirlediklerini ilan edeceklerdir. İzmir Tarım Grubu samimiyetle böyle bir bekleyiş ve arzu içinde olup, bütün siyasi parti yöneticilerini tarım sektörü adına uyarma görevini üstlenmiş bulunuyor.

Çünkü TARIM ÖNEMLİDİR. Artık kamuoyu bilmelidir ki; tarım, ekonomik büyüme, kırsal kalkınma ve işsizlikle mücadelede ülkemizde hep en etkin rolü oynamıştır ve gelecekte de bu potansiyelini daha da artıracağı açıkça görülmektedir...Yeter ki Türkiye'yi yöneten politikacılar söz konusu gerçeğin farkında olarak, siyasi tercihlerini bu yönde kullansınlar.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

27.04.2010

e-Posta Yazdır PDF
 

PAMUK GİTTİ, EGE TARIMININ DENGESİ BOZULDU

cfiles27165.jpg

PAMUK GİTTİ, EGE TARIMININ DENGESİ BOZULDU

TARIM VE ÖRGÜTLENME

Kıtlık ve açlığın dünyayı tehdit ettiği 21. yüzyılda tarım sektörünün önemi giderek artmaktadır. Ülkemiz için ise tarımın stratejik önemi çok daha fazladır. Ne yazık ki ülkemiz ekonomi politikalarında tarım göz ardı edilmektedir.

Ülkemiz tarımının en temel yapısal sorunlarından biri de etkin örgütlenmenin olmamasıdır. Aslında dünyadaki ortak çalışma ve kalkınma örgütlerinin en eski örneklerini barındıran Türkiye’de örgütlenme, yıllar içinde genel politik tercihler sonucu zayıflamış ve etkinliğini yitirmiştir.

 

Devamını oku...
e-Posta Yazdır PDF
 

Koyunculuğumuzun Geleceğinden Kaygı Duyuyoruz!

koyunculuk.jpgSon bir yıl içerisinde koyun varlığımızdaki düşüş ve koyun-kuzu fiyatlarında yaşanan ciddi artışlar, koyun et ve süt üretiminin geleceği hakkında kaygı yaratmaktadır. Ülkemizde hayvancılığın tüm dallarında olduğu gibi koyunculukta da üretim faaliyetinin varlığının korunmasına yönelik bugüne kadar planlı bir çalışma yapılmamış olması ve son yıllarda üretim maliyetlerindeki hızlı artış ciddi sorunlar oluşturmuştur.

Devamını oku...
e-Posta Yazdır PDF
 

ET İTHALATI HALK SAĞLIĞI VE EKONOMİMİZE SALDIRIDIR

 

ET İTHALATI HALK SAĞLIĞI VE EKONOMİMİZE SALDIRIDIR

 

Ulusal medyamızda “At eşek eti yemeyelim diye ithalata izin çıkıyor” başlıklı haber ile başlayan ve daha sonra bazı çevrelerce körüklenmeye çalışılan “et ithalatı” konusu, halk sağlığımız ve ülke ekonomimiz için çok önemli bir tehdittir.

Tarım stratejik bir öneme sahiptir. Hayvancılık sektörü tarımın çok önemli ve katma değeri en yüksek bölümüdür ve birçok iş alanlarını içine alır. Bu kadar geniş bir istihdam alanı olan sektörü dikkate almadan, kaçak kesilen at ve eşek etini gerekçe göstererek hayvan ve et ithalatına kalkışmak haklı bir gerekçe olamaz.

Her şeyden önce geçtiğimiz haftalarda medyada yer alan kaçak at ve eşek eti kesimleri ve bu etlerin insan tüketimine sunulması, ancak gıda güvenliği ve denetiminin, hayvancılık ve ekonomi politikalarının yetersizliği  ile ilgili olabilir. Konunun bu şekilde çarpıtılması esef vericidir.

ET İTHALATI HAYVANCILIĞIMIZIN SONU OLUR

Bugün ülkemizde hayvansal üretimimiz nüfusumuzun ihtiyacını karşılamaktan uzaktır. Hayvan ve et ithalatı, ithalattan nemalananlar için cazip ve mantıklı bir çözüm olabilir. Fakat hayvancılık sektörümüzün sonu olur. Hayvan yetiştiricisi zaten dünyada yaşanan ekonomik kriz nedeniyle mağdur durumdadır. Geçmişte aynı zihniyetle et fiyatlarını ucuzlatmak adı altında yapılan et ithalatı hayvancılık sektörümüze büyük darbe vurmuştur. Bunun için geçmişe dönüp bakmak yeterli olacaktır. Yapılan yaygın ithalat üretimi arttırmak yerine çok miktarda hayvan kaybına neden olmuş, büyük zararlar oluşmuştur. Ortaya çıkan hayvan kayıpları sonunda fiyatlar bugünküne kıyasla daha da fazla yükselmiştir. Bu sıkıntıları tekrar yaşamamak için köklü ve kalıcı tedbirler alınmalıdır.

Hayvancılık sektörümüz, başta maliyetlerin çok yüksek olması ve uygulanan politikaların etkin olamamasından, istenen üretimi gerçekleştirememekte ve üretimimiz her yıl %1.5 olan nüfus artışının ihtiyacını karşılamaktan uzak kalmaktadır. Nüfus artışına paralel olarak hayvan sayısının ve üretimin artması gerekirken tersine azalmaktadır.

HALK SAĞLIĞINA TEHDİT

Et fiyatlarını ucuzlatalım derken gerek hayvan gerek et ithalatı halk sağlığı açısından büyük tehlike oluşturan BSE [Bovine Spongioform Encephalopathy (Deli İnek Hastalığı)]’nin ithalatla ülkemize taşınması olasıdır. BSE’nin insan sağlığına tehdidi yanı sıra, zaten üretim yönünden yetersiz olan hayvancılık sektörümüzde ciddi boyutlarda et ve süt veriminde düşüşlere neden olması olasıdır.

Dikkat çekilmesi gereken bir diğer konu da, ithalat yapılması istenen ülkelerde et fiyatının düşük, bizde ise çok yüksek olduğu sanrısının yaratılmasıdır. Bu ülkelerden ihraç edilen “donmuş” et ile kasaplarında satılan et çok farklıdır.

Bugün ülkemizde hayvanlarımızda görülen bulaşıcı hastalıklar hep aynı bahanelerle değişik yıllarda yapılan hayvan ithalatları ile ülkemize taşınmış bulunmaktadır. Bu hastalıkların gerek tedavi giderleri, gerek üretim açısından ulusal ekonomimize getirdiği maliyet milyar TL’leri bulmaktadır.

ET İTHALATINA HAYIR!

İzmir Tarım Grubu hayvan ve et ithalatına karşıdır. İthalatın tam tersine, nüfus artışına paralel olarak ülkemizdeki hayvan sayısının ve üretiminin arttırılmasına yönelik radikal politikalar uygulamaya konulmalıdır.

Yüksek fiyatından yakınılan et, aslında enflasyona göre “ucuz” kalmış bir emteadır. Aşağıdaki tabloda bu gerçek açıkça görülmektedir. (Tablo TDSYMB’den alınmıştır)

 

 

ENFLASYONA GÖRE ET FİYATLARI (TÜFE)

YILLAR

ORTALAMA DANA KARKAS ET FİYATI (TL/LT)

ENFLASYON (TÜFE %)

ENFLASYON ARTIŞINA GÖRE OLMASI GEREKEN ET FİYATI (TL/LT)

ENFLASYONA GÖRE FARK (TL/LT)

2002

 

5,9

 

 

29,7

 

 

5,9

 

 

0

 

2003

 

8,41

 

 

18,4

 

 

7,65

 

 

0,76

 

2004

 

9,16

 

 

9,32

 

 

9

 

 

0,16

 

2005

 

9,56

 

 

7,72

 

 

9,9

 

 

-0,34

 

2006

 

10,29

 

 

9,65

 

 

10,66

 

 

-0,37

 

2007

 

11,16

 

 

8,39

 

 

11,69

 

 

-0,53

 

2008

 

9

 

 

10,06

 

 

12,68

 

 

-3,68

 

2009

 

11,06

 

 

6,53

 

 

14,02

 

 

-2,96

 

2010*

 

14,65

 

 

8,1

 

 

14,94

 

 

-0,29

 

* 2010 OCAK FİYATI